BETA

Yapay Zeka'nın Geleceği: Tokenleştirilmiş Varlıklar ve Yeni Bir Ekonomi

Yapay zeka (YZ) alanındaki hızlı gelişmeler, doğrulanabilir sahiplik ve ekonomik yapının eksikliği gibi sorunları beraberinde getiriyor. Bu sorunlara çözüm olarak, YZ'nin hizmetten ziyade on-chain tokenleştirilmiş bir varlık haline getirilmesi öneriliyor.

Yapay zeka (YZ) alanındaki hızlı gelişmeler, doğrulanabilir sahiplik ve ekonomik yapının eksikliği gibi sorunları beraberinde getiriyor. Şu anki hizmet tabanlı modelde, YZ'nin sahipliği belirsiz, kaynakları takip edilemiyor ve uzmanlaşmış zekayı finanse etmenin doğrudan bir yolu bulunmuyor. Bu durum, YZ'nin denetlenebilir, değerlendirilebilir ve finanse edilebilir varlıklar haline getirilmesini zorlaştırıyor. Bu soruna çözüm olarak, YZ'nin hizmetten ziyade on-chain, tokenleştirilmiş bir varlık haline getirilmesi öneriliyor.

Bu dönüşüm, blockchain altyapısı ve YZ'deki gelişmelerin birleşimiyle teknik olarak mümkün hale geliyor. Tokenleştirilmiş YZ, güven, gizlilik ve değer sağlamak için üç temel öğeyi birleştiriyor. İlk olarak, YZ ajanı, gizli ve tescilli bir bilgi tabanı üzerinde eğitilerek, veri egemenliği sağlanır. İkinci olarak, ERC-7007 gibi standartlar aracılığıyla, tüm çıktıların kriptografik olarak doğrulanabilir olması sağlanır. Bu, yasal bir maddenin veya teşhis önerisinin, net bir kökene sahip sertifikalı bir dijital eser olmasını sağlar. Son olarak, ajanın, geliştiriciler, yatırımcılar ve kullanıcılar arasında doğrudan bir uyum yaratan bir Agent Token Offering (ATO) aracılığıyla bir ekonomik modelinin olması gerekir.

Bu çerçeve, özellikle sorumsuz otomasyonun yasal ve sosyal maliyetlere yol açtığı sektörlerde büyük önem taşıyor. Örneğin, bir tıbbi araştırma tesisinde kullanılan bir teşhis asistanı, ATO sayesinde eğitim verileri, kullanılan veri kümeleri ve düzenleyici çerçeve gibi her şeyi belgeleyebilir. Sonuçlar ERC-7007 doğrulaması taşır ve bu şekilde finanse edilen bir ajanın kimin eğittiği, neler öğrendiği ve nasıl performans gösterdiği gibi bir denetim izi sağlar. Benzer şekilde, hukuk ve mühendislik firmaları da tokenleştirme sayesinde, kararlarının izlenebilirliğini ve şeffaflığını artırabilirler.

Yapay zekanın tokenleştirilmesi, ekonominin geleceği için bir zorunluluk haline gelmiştir. Geleneksel SaaS modeli, merkezi kontrol, belirsiz eğitim verileri ve değer yaratanlar ile son kullanıcılar arasında bir kopukluk yaratmaktadır. Tokenleştirme, sermayeyi farklı yönlendirir. Yatırımcılar, girişim turları yerine, sicili olan belirli ajanlara yatırım yaparlar ve sahiplik on-chain'de bulunur, böylece kimin neyi kontrol ettiğini doğrulayabilir ve aracılara gerek duymadan pozisyonları takas edebilirler. Bu sayede, YZ bir "kara kutu" olmaktan çıkarak "açık kutu" haline gelir. Bu, YZ'ye sahip çıkmak, etkinliğini göstermek ve geleceğini açık, dünya çapında bir pazar aracılığıyla finanse etmek demektir.

Sonuç olarak, YZ'nin tokenleştirilmesi, doğrulanabilir sahiplik, şeffaflık ve güvenilir bir ekonomi oluşturarak geleceğin teknolojisinde devrim yaratma potansiyeline sahip. Bu dönüşüm, özellikle uzmanlaşmış YZ'lerini tokenleştirilmiş varlıklar olarak değerlendiren sektörlerin, inovasyonun bir sonraki aşamasının tanımlayıcıları olmasını sağlayacaktır.

(!) Bu haber yatırım tavsiyesi içermez. Kripto para yatırımlarınızda dikkatli olmalı ve profesyonel tavsiye almalısınız.

Paylaşın