BETA

Agentic Finance: Kripto Dünyasında Geleneksel Finans Kurumlarını Geçersiz Kılacak Yeni Bir Dönem

Geleneksel finans sisteminin son kalesi olarak görülen varlık yönetimi ve finansal koordinasyonun, otomatize edilerek merkeziyetsizleşmesi ve kişiselleştirilmesiyle BlackRock gibi kurumların etkisinin azalabileceği öne sürülüyor.

Makalede, BlackRock gibi geleneksel finans kurumlarının, kripto dünyasındaki gelişmelere nasıl uyum sağlamaya çalıştığı ve "agentic finance" olarak adlandırılan yeni bir finansal yaklaşımın, bu kurumları nasıl geçersiz kılabileceği tartışılıyor. Agentic finans, yapay zeka destekli ve niyet tabanlı çerçeveler kullanarak, varlık yönetimini "otonomi altında varlıklar" olarak yeniden tanımlıyor. Bu sistemler, insan müdahalesi olmadan sermaye tahsisi, risk yönetimi ve strateji yürütme yeteneği sunarak, geleneksel aracıların rolünü ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Makalenin temel argümanı, servet yönetimi ve finansal koordinasyonun, otomasyon, merkeziyetsizlik ve kişiselleştirme yoluyla kökten değişeceği yönünde. Bu değişimin, BlackRock gibi kurumların gücünü elinde tutan yetenekleri (niyet arabuluculuğu ve ölçekli sermaye tahsisi) etkileyeceği öngörülüyor. Geleneksel finansın, özellikle ETF'ler ve yönetilen portföyler gibi insan denetimine, düzenlemelere ve merkezi saklamaya dayalı olduğu, ancak bu yapının bir darboğaz haline geldiği belirtiliyor.

Buna karşılık, DeFi'nin yükselişiyle birlikte, akıllı sözleşmelerin gelişimi, stratejileri analiz edebilen, sermaye tahsisini optimize edebilen ve insan müdahalesi olmadan niyetleri gerçekleştirebilen çerçevelerin ortaya çıkmasına yol açtı. Kuvi gibi ekiplerin öncülük ettiği Agentic Finance Operating System (AFOS) bu konseptin bir örneği. Bu sistemlerin başarısı halinde, varlıkların geleneksel fonlardan DeFi protokollerine ve yönetilen ürünlerden kendi kendine yönetilen, otomatik sistemlere kayması bekleniyor. Yazar, bu dönüşümün, finansal inovasyonun erişim ve eylem özgürlüğüne doğru yöneldiğini gösterdiğini savunuyor.

Makale, düzenlemelerin ve insan faktörünün önemine rağmen, finansal kararların merkeziyetsizleşmesinin kaçınılmaz olduğuna işaret ediyor. BlackRock'ın tokenleştirilmiş fonlara ve Bitcoin ETF'lerine yönelimi, dijital altyapıyı bir büyüme kanalı olarak gördüğünü gösteriyor. Ancak, niyet arabuluculuğu açık kaynak haline geldiğinde, BlackRock'ın adaptasyon çabalarının yetersiz kalabileceği belirtiliyor. Sonuç olarak, kriptonun önümüzdeki on yılı, fiyat döngülerinden veya ETF onaylarından daha çok, finansal karar alma süreçlerinin aracısızlaşması etrafında şekillenecek.

(!) Bu haber yatırım tavsiyesi içermez. Kripto para yatırımlarınızda dikkatli olmalı ve profesyonel tavsiye almalısınız.

Paylaşın